|
|
 |
Okunma |
|
18 |
Facebookta Paylaş
Siyonist Vahşet ve Filistinli Çocuklar Dünden Bugüne Siyonizmin Çocuklara Yönelik Vahşeti Bilindiği üzere son Aksa İntifadası'nda İsrail işgal kuvvetleri özellikle çocukları hedef almıştır. Bu yüzden son intifadada işgal kuvvetleri tarafından şehit edilen Filistinliler arasında çocuklar önemli bir yekûn oluşturmaktadırlar. Fakat siyonist vahşetin Filistin'de çocukları özellikle hedef alması uygulaması Aksa İntifadası ile başlamış bir hadise değildir. 1987'de başlamış olan birinci intifada döneminde de İsrail'in eski başbakanlarından İzak Rabin'in tavsiyeleriyle Filistinli çocukların kol ve bacak kemikleri kırılıyordu. Rabin o zaman muhalefetteydi ve iktidarda bulunanlara taş atan çocukların kol ve bacak kemiklerinin kırılmasını tavsiye etmişti. Bu yüzden de o dönemde Rabin medyada "kemik kıran Rabin" olarak anılmaya başlanmıştı. Tıpkı bugünkü başbakan Ariel Şaron'un "Beyrut kasabı" olarak tanınması gibi. Hatta o dönemde Filistinli bir çocuğun izbe bir yere götürülüp kol ve bacak kemiklerinin kırılması olayı gizli bir kamerayla çekilmiş ve ekranlara yansıtılmıştı. O görüntüler sanıyoruz, birinci intifadayla ilgili gelişmeleri takip edenlerin hala zihinlerindedir. Çünkü o olay günlerce konuşulmuş ve birçok kez ekranlara yansıtılmıştı. İşgalci siyonistler tarafından kemikleri kırılan çocuklardan bazılarını ben de şahsen gözlerimle gördüm. Birinci intifadanın devam ettiği günlerde Ürdün'ü ziyaret etmiş ve orada İslami Hastane'de tedavi altına alınan çocukları bizzat gözlerimle görmüştüm. Bu çocuklardan bazılarının kol ve bacak kemikleri kırılmıştı. Fakat içlerinde 8-9 yaşlarında bir çocuk vardı ki onun da kafa tası kemikleri kırılmıştı. İşgalci askerler ellerine aldıkları taşlarla çocuğunun kafa kemiğini birkaç yerden kırmışlardı ama, Allah'ın hikmetiyle çocuk ölmemişti ve Amman'a getirilip tedavi altına alınmıştı. Bu manzara herhangi bir şahıstan naklettiğim değil bizzat kendi gözlerimle gördüğüm bir manzaradır. Çocukların kol ve bacak kemiklerinin kırılmasını tavsiye etmesi sebebiyle "kemik kıran Rabin" unvanıyla ün salan Rabin, ne kadar ilginçtir ki, intifadanın önünün kesilmesi ve İsrail işgal devletinin geleceğinin kurtarılması için 1991'de başlatılan sözde barış süreciyle birlikte ani bir şekilde "barışçı Rabin" oluverdi. Hatta 1993'te Oslo İlkeler Anlaşması'nı imzalaması sebebiyle Nobel barış ödülüne bile layık görüldü. Böylece "kemik kıran Rabin" unvanı da unutturuldu. Oysa Rabin'in kafa yapısında hiçbir değişiklik yoktu ve ihtiyaç duyduğunda çocukların kemiklerini kırmaktan çekinmeyeceği kesindi. Ne var ki o bir dindaşı tarafından öldürülünce deterjanlı suyla yıkanmış gibi oldu ve sağlığında yaptığı bütün kötülükler unutturuldu. Böylece manipülasyonu esas alan ve dünya kamuoyunu yanlış yönlendirmeyi hedefleyen kontrollü tarihe "barış yanlısı Rabin" olarak geçti
|