Ana Sayfa  Sohbet Kuralları  İLahi SözLeri  İsLami VideoLar  isLami BiLgiler  iLahi DinLe Arama

..wWw.isLami-SoHBeT.Gen.TR... Türkiye'nin 1 numaraLı onLine  isLami SoHBeT portaLına hoşgeLdiniZ..

Menü

   Ana Sayfa
   isLami Sohbet
  Dantel Örgü - El işleri
  Dini Hikayeler
  Dualar
  Evliyalar
  Ezan DinLe
  Facebook Duvar Yazıları
  FiLisTin-Gazze
  Fıkralar
  Güzel Sözler
  iLahi kLipLeri
  iLahi SözLeri
  iLahiLeR - EzGiLeR
  IRC Komutları
  islamda çocuk
  islamda evlilik
  isLami BiLgiLer
  isLami FiLmLer
  isLami Rüya tabirleri
  isLami Sohbet Odalari
  islami Video
  islami şiirler
  Kadın Giyim Takı Moda
  Kuran DinLe
  Kutsal Geceler
  Mahrem Konular
  Namaz
  Serbest kürsü
  Sesli Türkçe Meal
  Sohbet Kuralları
  Yemek tarifleri
  İletişim
 

sitemap

 AdaLeT

Okunma

250
Facebookta Paylaş

ADALET

İstanbul'un fethinden sonra Hazreti Fatih bütün mahkumları serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmışlardı. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmişlerdi.

Durum Hazreti Fatih'e bildirildi. O, asker göndererek, papazları huzuruna davet etti. Papazlar hapisten niçin çıkmak istemediklerini Hazreti Fatih'e de anlattılar. Fatih o dünyaya kahreden iki papaza şöyle hitap etti:

- Sizlere şöyle bir teklifim var: Sizler İslam adaletinin tatbik edildiği memleketimi geziniz, müslüman hakimlerin ve müslüman halkımın davalarını dinleyiniz. Bizde de sizdeki gibi adaletsizlik ve zulüm görürseniz, hemen gelip bana bildiriniz ve sizler de evvelki kararınız gereğince uzlete çekilerek hâlâ küsmekte haklı olduğunu isbat ediniz.

Hazreti Fatih'in bu teklifi papazlar için çok cazip gelmişti. Hemen Padişahtan aldıkları tezkere ile İslam beldelerine seyahate çıktılar. İlk vardıkları yerlerden biri Bursa idi... Bursa'da şöyle bir hadiseyle karşılaştılar:

Bir Müslüman bir yahudiden bir at satın almış, fakat hiçbir kusuru yok diye satılan at hasta imiş. Müslümanın ahırına gelen atın hasta olduğu daha ilk akşamdan anlaşılmış. Müslüman sabırsızlıkla sabahın olmasını beklemiş, sabah olunca da erkenden atını alıp kadının yolunu tutmuş. Fakat olacak ya, o saatte de kadı henüz dairesine gelmemiş olduğundan bir müddet bekledikten sonra adam kadının gelmeyeceğine hükmederek atını alıp ahırına götürmüş. Atını alıp götürmüş ama at da o gece ölmüş.

Hadiseyi daha sonra öğrenen kadı, atı alan müslümanı çağırtıp meseleyi şu şekilde halletmiş:

- Siz ilk geldiğinizde ben makamımda bulunsa idim, sağlam diye satılan atı sahibine iade eder, paranızı alırdım. Fakat ben zamanında makamımda bulunamadığımdan hadisenin bu şekilde gelişmesine madem ki ben sebep oldum, atın ölümünden doğan zararı benim ödemem lazım, deyip atın parasını müslümana vermiş.

Papazlar islam adaletinin bu derece ince olduğunu görünce parmaklarını ısırmışlar ve hiç zorlanmadan bir kimsenin kendi cebinden mal tazmin etmesi karşısında hayret etmişler.

 

Mahkemeden çıkan papazların yolu İznik'e uğramış. Papazlar orada şöyle bir mahkeme ile karşılaşmışlar:

Bir müslüman diğer bir müslümandan bir tarla satın alarak ekin zamanı tarlayı sürmeye başlar. Kara sabanla tarlayı sürmeye çalışan çiftçinin sabanına biraz sonra ağzına kadar dolu bir küp altın takılmaz mı? Hiç heyecan bile duymayan Müslüman bu altınları küpüyle tarlayı satın aldığı öbür müslümana götürüp teslim etmek ister;

- Kardeşim ben senden tarlanın üstünü satın aldım, altını değil. Eğer sen tarlanın içinde bu kadar altın olduğunu bilseydin herhalde bu fiata bana satmazdın. Al şu altınlarını, der.

Tarlanın ilk sahibi ise daha başka düşünmektedir. O da şöyle söyler:

 

- Kardeşim yanlış düşünüyorsun. Ben sana tarlayı olduğu gibi, taşı ile toprağı ile beraber sattım. İçini de dışını da bu satışla beraber sana verdiğimden, içinden çıkan altınları almaya hiçbir hakkım yoktur. Bu altınlar senindir dilediğini yap, der. Tarlayı alanla satan anlaşamayınca mesele kadıya, yani mahkemeye intikal eder. Her iki taraf iddialarını kadının huzurunda da tekrarlarlar.

Kadı, her iki şahsada çocukları olup olmadığını sorar. Onlardan birinin kızı birinin de oğlunun olduğunu öğrenir ve oğlanla kızı nikahlayarak altını cehiz olarak verir.

Papazlar daha fazla gezmelerinin lüzumsuz olduğunu anlayıp doğru İstanbul'a Hazreti Fatih'in huzuruna gelirler ve şahit oldukları iki hadiseyi de aynen nakledip şöyle derler:

- Bizler artık inandık ki, bu kadar adalet ve biribirinin hakkına saygı ancak İslam dininde vardır. Böyle bir dinin salikleri başka dinden olanlara bile bir kötülük yapamazlar. Dolayısıyla biz zindana dönme fikrimizden vazgeçtik, sizin idarenizde hiç kimsenin zulme uğramayacağına inanmış bulunuyoruz, derler.

Yeni nick:
Kanal adı:
Sifre:
Sifre ve email:

 



  Yorumlar

 
Abdurrahman Önül - Can Ahmede


Subliminal Mesajlar


Bunlara hazirsan ölümü temenni et..


HüZüN KokaR..


Bedi'Uddin Seharenpuri


2012 En Güzel Regaib Kandil E Kartları


2012 Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun


2012 Nihat hatipoğlu - Regaib Kandili Duası


Regaib Kandili Mesajları 2012 - Regaip Kandili Kutlu Olsun


Regaip Kandili Duası 2012


islami-sohbet.Gen.tr olarak islami sohbet - islami chat - dini sohbet - dini chat - islamisohbet - sohbet - chat - islamichat - islami cet - islami sohbet siteleri - dini Sohbet Kanali - islami chat Kanali - islami chat odalari - dini sohbet odalari - islam odasi - islami sohbet odalari gibi aramalar üzerine hizmet vermekteyiz

Dini sohbet  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  islami sohbet  |  ilahiler  |  ilahi dinle  |  ilahi sözleri  |  islami sohbet  |  ilahi dinle  |  islami chat dini sohbet ilahi dinle  |  islami sohbet  |  islami sohbet  | 

Desing By eFe

Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır İslami-Sohbet.Gen TR