Bunca yıl korudun hep bizleri. Midemizde yok haram lokma izleri Ekmeğini taştan çıkardın Baba. Mahrum etme bizden, toprak kokan ellerini
Hiç belli etmedin üzüntünü. Sinene taş basıp, dağıttın hep hüznünü. Ben sende öğrendim direnmeyi, Mahrum etme bizden sakın yüzünü.
Şimdi ak düşmüş saçlarına bir bir Baba. Nasılda ağlamayayım geçen zamana. Henüz tam doyamadan sana, İçim bil ki hep yangınlarda.
Bir gülüşünle, su serperdin yüreğime. Bir sözünle, atardın hayatın dersine. Bir gözünle, götürürdün beni geçmişe. Ayaktayım şimdi, elbet senin sayende.
Babamsın, canımsın, kanımsın benim. Tek güvencem, varlığındır senin. . Allah başımızdan eksik etmesin. Yalvarırım acını bana göstermesin.
Hakkını helal et bana Baba. Yüzündeki çizgilerde vardır eserim. Elimden gelse silmez miyim? Geçmişe dönülse artık üzer miyim?
Hasta oldum, için yandı Metanetin beni hayata bağladı. Şefkatin derdimin dermanı oldu Hakkını helal et bana Baba.
Bunca yıl açlığa atmadın bizi. Hiçbir şeyimi eksik etmedin ki. Şimdi nasıl sana kurban olmam ki. Bil ki önünde ölmeye hazırım Baba.
Yeri geldi Annelik, Ağabeylik yaptın Yeri geldi çocuk gibi yerlere yattın Bana hayatı anlatan sonsuz sabrın Bil ki bir ömür baş tacımsın.
Şimdi genç bir delikanlıyım Elbet biraz heyecanlıyım. Bazen mutlu, bazen ağlamaklıyım Bil ki hep seninle güç bulmaktayım
Gün gelip Baba olduğumda. Seni yaşatacağım bu Dünya’da Bir ömür tütecektir bacan Baba. Sen varsın ya, şükürler olsun Yaratana…
28.06.2004 16.05 Erzurum
|