|
|
 |
Okunma |
|
78 |
Facebookta Paylaş
Asil bir sukunetin dizi dibinde nefeslenmektir 'insallah'!!
Varlığın sarp yokuşlarında nefesi kesilir insanın.
Dudağına değince “İnşaallah!” sözü; varlığı yoktan var edenin, yokluğu hiç sebepsiz varlığa doğru genişletenin iradesinden nefeslenir.
Zamanın dar köşelerinde sesi eksilir insanın.
Sesini bürüyünce “İnşaallah!” kelamı, zamanı genişletenin, ömrü ebede bitiştirenin dilemesinden beslenir.
Gündelik telaşların hızla inip kalkan göğsünde aklı daralır, kalbi yorulur insanın.
Kalbini atınca “İnşaallah!”ın asude iklimine, aklı aklanır, kalbi durulur.
Dünyevî önceliklerin hazla gidip gelen sarkacında ruhu hoyratça savrulur insanın.
Yüzüne gülünce “İnşaallah!”ın muştusu, ruhu sılaya taşınır, hüzünleri yağmurda ıslanır.
Asil bir sükûnetin dizi dibinde nefeslenmektir “İnşaallah”...
“Ben benden ötesine teslimim...” diye/bilenin inşirahıdır “İnşaallah”.
Kendi varlığının yükünü zayıf omuzlarından atıp hafiflediğinin resmidir “İnşaallah”.
Kendini kendinden öte taşıyan/taşıran insanın kabuğunu zorlayışıdır “İnşaallah”..
“Ben buradayım ama burada kalmaya razı değilim...” diye/bilenin meydan okuyuşudur.
Ellerine kudret elinin sarıldığını, gözlerine bin kutlu nazarın ışık olduğunu, yüzünü çevirdiği her yönde tek ve bir teselli vechinin beklediğini ilan edişidir
|