|
mustafa islamoğlu şiirleri / Hümeyra |
|
|
 |
Okunma |
|
481 |
Facebookta Paylaş Hümeyra
hümeyra kına yakmasaydı annen saçını yolarak taramasaydı dağı kızdıran sen değilsin, biliyorum şimdi kül olan saçların dağınık kalsaydı Koş Hümeyra koş suyu seyret şöyle uzaktan son bir kez daha bak şöyle uzaktan minnacık ellerini aç, gerdir bileklerini serçekuş yüreğini bir an sıkıca tut sonra, savur göğe kocaman dileklerini
Ölürken gözlerini görmemeliydim Hümeyra yalvaran, suçlayan vuran ben her saniye öldüm sense ateşin koynunda, yaşıyorsun hala şu iki azap meleği gibi duran gözlerini çek üstümden
Yaşayacaktın, hayatı görecektin görecektin denizi görecektin gemiyi binecektin hüzne el sallayacaktın soluk soluğa savuşturmağa gelen seni
Başkalarının işlediği günahın cezasını çekiyorsun Hümeyra madem sefihlerle aynı
gemiyi paylaşıyorsun dur, deli çocuk, çırpınma boşuna yere geciyorsun yalvarışın o yüzden çarpıp geri dönüyor göğün duvarına o yüzden gelmiyor melekler yanına
Mustafa İslamoğlu
******************** Takdim
Özlemekten yorulmuşum, kapında durdur beni
Ucu sana dek ulaşan bir zincire vur beni
Beni çöllerden sorma, ki sonra Mecnun yerinir
Aşksızlıktan taş kesilmiş şehirlere sor beni
Karanlık yerlerimi bir bir soyundum asfaltlara
Şimdi yüreğim üşüyor, giyindir ey nur beni
Ben Leyla’ma gidiyorum, çekil önümden Leyla
Gayrı, cennet olsan durmam, bak çağırıyor beni
Toprağımın gözlerinden çöllerin yanağına
Süzülen bir damlayım yar, kabul buyur beni
Hangi denize attımsa tutuştu saçlarından
Bir kez bak, yoksa bu yürek yarı yolda kor beni
Mustafa İslamoğlu ********************
Bir Kırık Ezgi
sevinmem sevince benzemiyor ne de üzülmem üzüntüye gözde geçirilmiş sözler söylüyorum ömrüme ilişkin belki birazcık avutur beni diye ağlamayasın için susuyorum benden almayasın kara haberi ağlama ki sakinleşirsin diye korkuyorum fırtına habercisi gözlerinde yarasalar uçuşuyor yine
gözyaşların bir kurşun ta şurama saplanır sen ağlama İbrahim Erciyes gazaplanır
yüreğin işlevini bilmeyen bu insanlar haber bülteni dinliyorlar ölümler duymak, kimbilir cinayete doymak için belki de birbirine uzak iki zambak hakkında benim ildiğimi bilmiyorlar derdimi ancak papatyalara açabildim şimdi onlar taç yapraklarını yoluyorlar
heba oldu sandığın yaşların hesaplanır İbrahim sen ağlama Erciyes gazaplanır
toprağın burnumda tüttüğü bir kış günü bir cümle eklemişsin babamın mektubuna sade ve kırık karların eridiği zaman çözdüm düğümü
sevgiyi toyken tanıdık gülüm tutma elin yanar demediler hayatımızı tek bir mevsime göre ayarladık başka mevsimlerin olduğunu öğretmediler evimiz barkımız bir yüreğimiz öyleyken ateşimizi çaldı aziz kardeşlerimiz, prometeler… bilesin ki bizim oldu hayatın çirkin yüzü bizim oldu yılkı acılar bizim oldu gülüm, kırık ezgiler
bu yokuşun ardında bir gül iniş saklanır ağlama sen İbrahim Erciyes gazaplanır
Mustafa İslamoğlu
|
Yorumlar |

|
|