|
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE (sadeleştirilmiş) |
|
|
 |
Okunma |
|
785 |
Facebookta Paylaş ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE (sadeleştirilmiş)
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNEŞu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?En kalabalık orduların yükleniyor dördü beşi,Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'yaKaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.Ne yüzsüzce bir yığınak ki ufuklar kapalı!Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,Varsa gelmiş, açılıp hapishanesi, yâhud kafesi!Eski Dünya, Yeni Dünya, insanoğlunun bütün kavimleri,Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.Cihanın yedi iklim dikiliyor karşısına da,Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.Kimi Hintli, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...Hani, veba mikrobunu bile utandırır bu rezil istilâ!Ah, o yirminci yüzyıl yok mu, o soylu yaratık,Ne kadar gözdesi varsa ise, hakkıyle alçak,Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;Döktü içinde gizlediği şeyleri utanmazcasına.Maske yırtılmasa hala bize çok güzel bir yüzdü o yüzMedeniyyet denilen kahbe, gerçekten, yüzsüz.Sonra lanet olasının yakıp yıkmak için kullandığı araçlar,Öyle korkunç ki: Eder her biri bir ülkeyi harap.Öteden yıldırımlar parçalıyor ufukları;Beriden zelzeleler kaldırıyor derinlikleri;Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.Yerin altında cehennem gibi binlerce ateş,Atılan her ateşin yaktığı yüzlerce adam.Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yerO ne korkunç tipidir: Savrulur insan parçaları...Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayakBoşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.Veriyor yangını, durmuş da açık göğüslere,Sürü halinde gezerken sayısız uçak.Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!Ne çelik siperler ister, ne siner düşmanından;Alınır kale mi göğsündeki kat kat iman?Hangi kuvvet ona,haşa, boyun eğdirebilir ki?Çünkü o sağlam istihkam Allah'ın eseri.Güçlü yapılmış yerler bile sarılıp indirilirAma, insanın azminin yolunu kesemez insan yapısı eserlerBu göğüslerse İlahi yapının sonsuz sınırıAllah 'o benim en güzel eserim,onu çiğnetme'dediÂsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek. Şehitlerin gövdesinden oluşmuş bir baksana dağlar taşlarO, namazdaki rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir bayrak uğruna, ey Rabbim, ne askerler şehit oluyor!Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten atalarımız inerek öpse o temiz alnı değer.Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor İslam'ı... Bedr'in arslan gibi askerleri ancak, bu kadar şanlı idi.Sana dar gelmeyecek mezarı kimler kazsın?"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.O tarih kitabı altüst ettiğin çağlara da yetmez.Seni ancak sonsuzluklar kapsayabilir.'Bu, taşındır' diyerek Kabe'yi diksem başınaRuhumun İlahi ilhamını duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da örtü diye,Kanayan kabrine sersem bütün yıldızlarıyla;Mor bulutlarla açık türbene bir tavan çatsam,Yedi kandilli Ülker Yıldızı'nı uzatsam oradan;Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;Uzanırken, gece ay ışığını getirsem yanına,Türbenin bekçisi gibi gibi tâ güneşin doğuşuna dek bekletsem;Gündüzün avizeni güneşin taze ışıklarıyla silme doldursamTüllenen gurubu, akşamları sarsam yarana...Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.Sen ki, son Haçlı Ordusu'nun hamlesini kırarak,Doğunun en sevgili sultânı Salâhaddin'i,Kılıç Arslan gibi büyüklüğüne hayran ettin...Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran etmek üzereyken, O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;Sen ki, cisimlerde dolaşır ruhun ve adınSen ki, bütün yüzyıllara gömülsen taşacaksın... Yazık!Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu savaş... Ey şehit oğlu şehit, isteme benden mezar,Sana kucağını açmış duruyor Peygamber...Mehmet Akif Ersoy
|
Yorumlar |

|
|